Parmaklarınızın Ucunda..
Tarih: 21:59, 6/2/2007

ortadünya kıyılarına hoşgeldiniz.Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım Parmaklarınızın Ucunda..Tarih: 21:59, 6/2/2007
{ yok yorum } { yorum yaz } { Bağlantı }
SAYILARLA YÜZÜKLERİN EFENDİSİTarih: 15:50, 17/9/2006
yüzük kardeşler ve düşmanları (kimlermiş bakalım)Tarih: 14:36, 16/9/2006
Orta Dünyada'ki IrklarTarih: 10:10, 16/9/2006![]() Uruk-Hai
Bu ırk, dünyaya gönderilen 5 büyücüden biri olan Ak Saruman tarafından yaratılmışdır. Uruk-Hai ler, Ork ve Goblinlerden yapılma melezlerdir. Fakat bu iki türünde zayıflıklarını taşımazlar. En çok bilinen özellikleri güneşi sevmemelerine rağmen gündüzde yolalabilmeleridir ve orklar ile goblinlere göre çok daha dayanıklı olmalarıdır. Sarumana itaat ederler. İnsan etini severler ve Orklardan nefret ederler. Miğferdibi savaşındaki rolleri çok büyüktür
HARADRİM Haradrim:bu insanlar güneyin büyük ormanlarında yaşar.uzun boylu,vahşi ve esmerdirler.Sauron'un en büyük hizmetkarlarındardırlar.özellikle savaş alanında Fül(mumakil)lerle boy gösterirler.kuzeyli insanlardan nefret ederler. BÜYÜCÜLER
Büyücüler, dünyanın kendisinden de yaşlı ruhlardır. Olağanüstü güçlere sahiptirler ama bunu iyinin yada kötünün hizmetinde kullanmak kendi ellerindedir. Üçüncü çağdan itibaren Orta Dünya'da insan biçiminde varlık göstermelerine izin verilmiştir. Orta Dünya'ya beş büyücünün geldiği söylense de tarihte bunların sadece üçünün adı geçer:Gri Gandalf, Ak Saruman ve Kahverengi Radagast
CÜCELER
Cüceler tamamen ayn bir ırktır. Garip başlangıçları ve insanlar ile elflere neden hem benzeyip, hem benzemedikleri Silmarillion'da anlatılır; fakat bu öyküyü Orta Dünya'nın daha alt seviyedeki elfleri bilmiyorlardı; öte yandan daha sonra yaşayan insanların öyküleri, diğer ırkların hatıralarıyla karışmıştır. Gizemli, çalışkan, uğradıkları haksızlıkları (ve çıkarlarını) kolay kolay unutmayan, değerli değersiz tüm taşlan ve kendi halinde yaşayan şeyleri değil de bir ustanın elleri altında biçim değiştirebilen şeyleri çok seven, genellikle dayanıklı, aksi tabiatlı bir soydu. Fakat kötü yaradılışlı değillerdi; insanların anlattıkları hikâyeler ne derse desin aralarında kendi rızasıyla Düşman'a hizmet eden çok azdı. Çünkü eski insanlar onların zenginliklerini, el ustalıklarını arzularlardı ve iki ırk arasında bir düşmanlık vardı. Fakat Üçüncü Çağ'da birçok yerde insanlar ile cüceler arasında sıkı bir dostluğa rastlanıyordu; kadim konakları yıkıldıktan sonra yaptıkları gibi, ülkeler arasında yolculuk etmek, çalışmak, alışverişte bulunmak cücelerin yapısına uyduğundan, aralarında yaşadıktan insanların lisanlarını kullanmak zorundaydılar. Yine de gizli gizli (elflerin aksine onlar bunu dostlarına bile gönül rızasıyla açmıyorlardı) yıllarla biraz değişmiş olan, kendi garip dillerini kullanıyorlardı; çünkü bu dil bir masal dili değil, bir irfan lisanı olmuştu; cüceler de bunu geçmişten kalan bir hazine gibi koruyup, bakıyorlardı. Diğer ırklardan çok az kişi bunu öğrenmeyi başarmıştı. Bu tarih kitabında, sadece Gimli'nin arkadaşlarına yer ismi olarak verdiği kelimelerde ve Borukent'teki kuşatma sırasında attığı savaş çığlığında kendini göstermektedir. En azından bu bir sır değildi ve dünyanın ilk günlerinden beri birçok savaş alanında duyulmuştu. Baruk Khazâd! Khazâd aimenu! "Cücelerin Baltaları! Cüceler geldi!" Öte yandan Gimli'nin ismi, diğer akrabalarının isimleri gibi Kuzey (İnsanca) kökenlidir. Kendi gizli ve "iç" isimlerini, gerçek isimlerini yabancı ırktan kimseye açıklamazlardı. Mezarlarına dahi bu ismi kazımazlardı. ![]() TROLLER
Troll, Sindarin dilindeki Torog'un karşılığı olarak kullanılmıştır. Başlangıçlarında, ta Eski Günler'in alacakaranlığında, kalın kafalı ve aptal yaradılışlı olan bu yaratıkların, hayvanlardan farklı bir dilleri yoktu. Fakat Sauron onları kullanmış, öğrenebilecekleri kadarını öğretmiş, zekâlarını kötülükle bilemişti. O yüzden troller hâkim olabildikleri kadarıyla dillerini orklardan öğrenmişlerdi; Batı Toprakları'nda Taş Trolleri Ortak Lisan'ın bozulmuş bir şeklini kullanıyorlardı. Fakat Üçüncü Çağ'ın sonunda güney Kuyutorman'da ve Mordor'un dağ sınırlarında daha önce hiç rastlanmamış bir trol ırkı görülmeye başladı. Kara Lisan'da bunlara Olog-hai deniyordu. Bunları, hangi soydan olduğunu bilmeseler de, Sauron'un üretmiş olduğuna kimsenin kuşkusu yoktu. Kimisi bunların trol değil de dev orklar olduğunu kabul ediyordu; fakat Olog-hai hem bedensel açıdan, hem de zihinsel açıdan, irilik ve güç açısından çok daha ileri oldukları en iri ork cinsinden bile çok farklıydı. Troldüler trol olmasına ama efendilerinin kötü niyetiyle doluydular: Güçlü, çevik, hiddetli, zeki olmakla birlikte bir taştan bile daha sert korkunç bir soy. Alacakaranlık'ın eski ırkının aksine, Sauron'un iradesi kendilerine yöneltilmiş olduğu sürece Güneş'e dayanabiliyorlardı. Çok az konuşuyorlardı; bildikleri tek dil Barad-dûr'un Kara Lisanı idi. ORKLAR VE KARA LİSAN
Orklar, diğer ırkların, Rohan dilinde kötü halklara verdikleri ismin bir biçimidir. Sindarin dilinde orch idi. Hiç kuşkusuz Kara Lisan'daki uruk kelimesinin de bununla bir ilgisi vardı; gerçi genellikle bu kelime o sıralarda Mordor ve Isengard'dan yayılan büyük asker orklara veriliyordu. Daha alt seviyede olanlara, özellikle de Uruk-hai tarafından, "köle" anlamında snaga denirdi. Orklar Eski Günler'de, Kuzey'in Karanlık Gücü tarafından üretilmişti. Kendilerine ait bir dilleri olmadığı söylenir; onun yerine diğer dillerden alabildiklerini almışlar ve kendi zevklerine göre saptırmışlardır, yine de bunlar, küfür veya sövüp saymak için kullanıldıkları zaman dışında kendi gereksinimleri için bile pek yeterli olmayan, sadece kaba anlaşılmaz sözlerdi. Bu yaratıklar garaz ile dolu, kendi cinslerinden bile nefret eden varlıklar olduklarından kısa sürede kendi ırklarına ait kaç grup veya yerleşim merkezi varsa o kadar barbar lehçe geliştirmişlerdi; böylece değişik kabileler arasında Orkça kullanmak onlara pek bir fayda sağlamıyordu. Böylece Üçüncü Çağ'da orklar, soyları arasında Westron dilini kullanıyorlardı; hâlâ Kuzey'de ve Dumanlı Dağlar'da dolaşanlar gibi eski kabilelerin birçoğu Westron'u ana dilleri olarak kullanıyorlardı ama bunu öyle bir şekilde kullanıyorlardı ki Orkça'dan daha sevimli sayılmazdı. Bu dilde "Gondor'lu insan" anlamındaki tark, Westron'da kullanılan bir Quenya kelimesi olan Númenor'luların soyundan biri olan anlamında kullanılan tarkil’den bozulmuştu. (bkz. Kralın Dönüşü s:200) Kara Lisan'ın Karanlık Yıllar'da Sauron tarafından icat edildiği ve bunu kendisine hizmet edenlerin dili haline getirmeyi arzuladığı söylenmektedir ama bu arzusuna hiç ulaşamamıştır, öte yandan Kara Lisan'dan, "ateş" anlamına gelen ghash gibi Üçüncü Çağ'da orklar arasında çok yaygın olan birçok kelime çıkmıştır fakat Sauron'un ilk yenilgisinden sonra, eski formundaki bu dil Nazgûl hariç herkes tarafından unutulmuştu. Sauron bir kez daha ayağa kalktığında, Kara Lisan bir kez daha Barad-dûr'un ve Mordor'un komutanlarının lisanı olmuştu. Yüzük'ün üzerindeki yazı kadim Kara Lisan'dı; İkinci Kısım s:49’daki Mordor orklarının küfürü ise bu dilin Grishnâkh'ın komutasındaki Karanlık Kule askerleri tarafından kullanılan daha avam bir şekliydi. Sharku, o dilde yaşlı adam anlamına geliyordu ENTLER
HOBBİTLER
Shire ve Bree'li Hobbitler'in bu zamanlarda Ortak Lisanı kullanmaya başlamaları belki de bir bin yılı bulmuştu. Dili kendi usullerince, serbestçe ve umursamazca kullanıyorlardı; gerçi aralarında biraz daha eğitim görmüş olanları gerektiğinde daha resmi konuşabilecek kadar bu dile vakıftı. Hobbitlere özgü bir lisanın kaydına rastlanmamıştır. Eski günlerde, yakınlarında veya birlikte yaşadıkları insanların dillerini kullanıyor oldukları anlaşılmaktadır. Böylece Eriador'a girdikten sonra Ortak Lisan'a çabucak uyum sağlayabilmişlerdir; Bree'ye yerleşmeye başladıkları zaman, eski dillerini unutmaya başlamışlardı bile. Görüldüğü kadarıyla bu yukarı Anduin'e ait, Rohirrim'e akraba olan bir insan diliydi; gerçi güneydeki Ülkenler'in kuzeye, Shire'a gelmeden önce Dunlendce'ye benzer bir dili kullanıyor oldukları ortaya çıkmıştır. (Yabaneller'e dönen Angle'lı Dikenler Ortak Lisan'ı çoktan devralmıştı; fakat Déagol ve Sméagol, Ferah yakınlarındaki bölgedeki insan dilinde isimlerdir.) Frodo'nun zamanında, çoğu Vadi'de veya Rohan'da bulunanlarla yakından benzeşen yöresel kelimelerde ve isimlerde hâlâ bunlara ait bazı izler bulunuyordu. En dikkat çekeni günler, aylar ve mevsimlerdi; çoğu Bree ve Shire'daki yer isimleri olarak muhafaza edilse de bu cinsten birkaç kelime daha (mathom ve smial gibi) hâlâ kullanılıyordu. Hobbitlerin özel isimleri de oldukça garipti ve çoğu kadim günlerden kalmaydı. Hobbit, Shire halkı tarafından kendi cinslerinden herkese söylenen bir sözdü, insanlar buçukluk, elfler ise periannath diyorlardı. Hobbit kelimesinin kaynağı çoğu kişi tarafından unutulmuştur. Bununla beraber, ilk başlarda Samanpostlar ve Ülkenler tarafından Kılayaklar'a verilen bir isim ve Rohan dilinde daha iyi korunmuş olan bir kelimenin yıpranmış biçimi olduğu sanılmaktadır: holbytla; İngilizcesi "çukur inşa eden" anlamında" hole-builder." İNSANLAR
Yüzüklerin Efendisi E-kitap Olarak İndir(Kralın Dönüşü):http://www.hemenpaylas.com/download/1576820/Yuzuklerin_Efendisi-Kralin_Donusu.rar.html Orta Dünya taslaklarıTarih: 20:15, 12/9/2006
Altın Orman, Tolkien'in Orta Dünyası'nda bir yerdir. Altın Orman, Lothlórien'in bir başka ismidir. İsim, kökenini Lothlórien'de yetişen mallorn ağaçlarından alır. Lothlórien'e ilk mallorn ağacını diken de kendisidir. Bu ağaç Tol Eressea'da yetişen bir türdü ve daha sonraları Númenor'a getirilmiştir. Orta Dünya'da ise bu ağacı görebilmek mümkün değildi. Mallorn ağaçları Galadriel'in bakımı ve korumasında boy verdiler ve Lothlórien'e Altın Orman da denmeye başlandı.
Tolkien Evreninde Hayali Coğrafi Bölge
Andor, Tolkien Evreninde hayali coğrafi bir bölgedir. "Hediye edilen ülke" anlamına gelen Andor, Arda'nın Atlantis'i; Númenor'un Elfçe isimlerinden biridir. Bu, Güneşin İkinci Çağının sonunda Büyük Deniz Belegaer sularına gömülen büyük ada krallığıdır. Undying Lands (ölümsüz Topraklar) ile Orta Dünya arasında bulunan bu adada yaşayan Numenorlular özellikle denizlerde büyük bir güç haline gelmişler fakat güçlendikçe kibirlenmişlerdi. Sonunda Sauron'un da çabaları ile Arda'ya savaş açan Numenorlular kendi sonlarının da gelmesine neden olmuşlardır.
İndiun Tolkien Evreninde Hayali Nehir "Ulu Nehir" diye de isimlendirilir. Orta Dünya'nın kuzeybatısındaki en büyük nehirdir.Ered Mithrin'den doğup güneye doğru yaklaşık 1500 mil boyunca akar ve Belfalas Koyu'nda Büyük Deniz'e ulaşır
Angband Tolkien Evreninde Hayali Mekan Şeytani Vala Melkor'un ilk ve asıl yeraltı krallığı Utumno'dur; fakat Valar Lambalarının yokedilmesini izleyen karanlık çağlarda Melkor, Beleriand'ın kuzeyinde Angband ya da "demir zindan" adı verilen büyük bir cephanelik ve yeraltı kalesi daha inşa etmiştir. Yıldızların İlk Çağı'nın sonunda Utumno yokedilmiş ve Melkor zincire vurulmuş fakat Güçler Savaşı sırasında esas surları yokedilmekle birlikte Angband'ın kuyuları ve zindanları zarar görmemiştir. Melkor'un esir olduğu dört yıldızışığı çağı boyunca Sauron'un önderlik ettiği hizmetkarları ve emrindeki kötü ruhlar Angband'ın derinliklerinde saklanmışlardır. Melkor yeniden güçlenerek Valar Ağaçlarını yokedip Silmarilleri ele geçirdiğinde, yine Angband'a kaçmıştır. Şeytanlarını çağırarak Angband'ı eskisinden daha büyük ve daha güçlü biçimde yeniden inşa etmiştir. Angband'ın üzerinde güçlü surlar görevini görmek üzere, üç doruklu volkanik bir dağ olan Thangoridrim'i yaratmıştır. Güneşin İlk Çağı ile Mücevherler Savaşı boyunca Melkor Angband'da hüküm sürmüş ve şeytanlar ile Ejderhalar gibi çeşitli canavarlar yaratmıştır. Pek çok kez saldırıya uğrayan Angband, Öfke Savaşı ile Büyük Muharebe'ye dek düşmemiştir. Ancak Valar, Maiar ve Eldar ordularının tüm gücü, Angband'ın surlarını geçerek, şeytanlarını yoketmeye ve Melkor'u da boşluğa fırlatıp atmaya yetmiştir. Meydana gelen muharebe o kadar şiddetli olmuştur ki, yalnızca Angband yokedilmekle kalmamış, Beleriand topraklarının tamamı da sulara gömülmüştür Ayrıkvadi
Kuyutorman, Tolkien'in Orta Dünyası'nda bir yerdir. Tarihler: İkinci Çağ'ın 1697 yılında keşfedildi. Bilinen tarih sürecinde Dördüncü Çağ'ın ilk yüzyıllarına kadar varlığını korudu. Konum: Dumanlı Dağlar'ın batı yakasının yamaçlarındaki gizli vadi; Eriador Bulunuş: Elrond tarafından bulundu. Üzerinde Yaşayan Irk: Elf Ayrıkvadi'nin Anlamı: Kitabın orjinal dili İngilizce'de Ayrıkvadi; Rivendell olarak geçmektedir. Rivendell, Arkaik İngilizce'de derince oyulmuş vadi anlamına gelmektedir. Kullanılan Diğer İsimler: Elrond'un Evi, Imladris, İlk Sıcak Yuva, Kamingul, Son Sıcak Yuva, Yarmavadi Özet: Ayrıkvadi, Elrond'un hükümdarlığında varlık gösteren ve Üçüncü Çağ'da Orta Dünya elflerinin hüküm sürdüğü sayılı bölgelerden biriydi. Pekçok tarihi bilginin ve ırksal bilgilerin bulunduğu Ayrıkvadi, barışın ve güzelliğin hat safhada olduğu bir bölgeydi. ÖNEMLİ TARİHLER İkinci Çağ 1697: Ayrıkvadi Elrond tarafından bulundu. 1699: Sauron'un güçleri Ayrıkvadi'yi kuşattı fakat ele geçiremedi. 3430: Isildur'un en küçük oğlu Valandil Ayrıkvadi'de dünyaya geldi. 3431: Son İttifak orduları Mordor'a yürüyüş öncesinde Ayrıkvadi'de bir araya geldi. Üçüncü Çağ 3: Isildur'un silahtarı Ohtar Narsil'in kırık parçalarını Ayrıkvadi'de bulunan Isildur oğlu Valandil'e teslim etti. 1409: 1975: Glorfindel'in komutasındaki Ayrıkvadili elfler Fornost Savaşı'nda Angmar'ın Büyücü-Kralı'nı yenilgiye uğrattı. 2851: Ak Divan Ayrıkvadi'de toplandı. Gandalf Sauron'un Dol Guldur'da bulunduğunu ve yakında saldırı yapabilecek gücü toplayacağını Divan'a beyan etti fakat Saruman bunları yalanladı. 2933: Aragorn Ayrıkvadi'ye getirildi ve çocukluğunu burada geçirdi. 2941: Gandalf Thorin Meşekalkan, Bilbo Baggins ve beraberlerindeki cüce topluluğunu Ayrıkvadi'ye getirdi. 3002: Bilbo Ayrıkvadi'ye yerleşti. 20 Ekim 3018: Frodo Yüzüktayfları tarafından takip edilerek Ayrıkvadi'ye ulaştı. 25 Ekim 3018: Elrond'un Divanı yüzüğün geleceğini belirlemek üzere toplandı. 25 Aralık 3018: Yüzük Kardeşliği Ayrıkvadi'den ayrıldı. 3021: Elrond Ayrıkvadi'den ayrıldı ve Ölümsüz Topraklar'a yelken açtı. Dördüncü Çağ Celeborn, Elladan ve Elrohir'inde yaşadığı Ayrıkvadi'ye gelerek buraya yerleşti Dagorland
Tolkien Evreninde Hayali Cografi Bölge Dagorland (Muharebe Alanı) Mordor'un kuzeyinde ve içinde kayıp ruhların yüzdüğü bataklık alan Dead Marshes'ın güneyinde bulunan alandır. 2. Çağ'ın sonunda Sauron ile İnsanlarla (Man) Elfler (Elves) arasındaki son ittifak güçleri arasındaki büyük savaşın yapıldığı bu ağaçsız ve geniş düzlük 3434 de yapılan ve Sauron'un tutsak edilmesi ile biten Dagorland Savaşı'ndan sonra pek çok savaş gördü. 3.Çağ boyunca orada istilacı Doğudölleriyle birçok savaş yapıldı. Yüzük Savaşları sırasında buraya gelen Aragorn komutasındaki ordu, Frodo Baggins'in Tek Yüzük'ü yok etmesiyle dağılan Sauron ordusunu burada yendi Dolgoldur
3.Çağda Kasvetormanı'nın güneydoğusunda inşa edilen ve Sauron tarafından kullanılıp kötü güçlerin yayıldığı bölgeye verilen isimdir. Güneşin İkinci Çağı'nda Isildur'un parmağından Tek Yüzük'ü kesmesiyle bir süre ortadan kaybolan Sauron tekrar Dol-Guldur'da ortaya çıkmıştır. Uzun süre bu bölgede güçlenmiş ve Mordor'un gelişi için hazırlanmasını yönetmiştir. 2063 yılında Gandalf bölgeye gelmiş ve buradaki kötü gücü araştırmıştır. Gandalf Dol-Guldur'da ki gücün Sauron olduğunu tahmin etse de yeterli kanıtları bulamamıştır. Gandalf 2850 yılında tekrar Dol-Guldur'a gitmiş ve bu sefer kötü gücün Sauron olduğundan emin olarak dönmüştür. Sauron, Ak Divan'ı yönettiği saldırısı sonucunda kaçarak Doğu'ya saklanmış,ardından Mordor'a kendini açığa çıkarmıştır. Ama Dol-Guldur'u tamamen boşaltmamış ve Dol Guldur'un komutasını Nazgul'e bırakmıştır. Yüzük Savaşları sırasında Dol Guldur orduları Lothlorien ve Ormanlık Diyar topraklarına saldırdılar ama yenilgiye uğratıldılar. Sauron'un yok edilişinin ardından Celeborn, Dol Guldur'u ele geçirdi ve içindeki tüm kötülükleri temizledi DuneDain
Dunedain Batı İnsanları anlamına gelir. Orta Dünya'da, Numenor adasının felakete uğramasının ardından Numenor İnsanları'na, özellikle onların soyundan gelen Arnor ve Gondor halklarına verilen isimdir. Elendil ve oğulları tarafından İkinci Çağ'ın sonunda Orta Dünya'da iki büyük ve kadim Dunedain Krallığı kurulmuştu : Kuzey Krallığı Arnor ve Güney Krallığı Gondor. Önceleri iki krallık daha büyük bir Dunedain halkı için oluşturulmuş ve Annûminas'taki bir High King (Yüksek Kral) tarafından yönetilmesi düşünülmüştü. Bu dönemde Yüksek Kral Arnor'da yaşamakta olan Elendil'in kendisiydi. Ancak Elendil'in oğlu Isildur'un ölümünün ardından Arnor ve Gondor birbirinda ayrılıp tarih içinden birbirinden farklı yollar izlediler. Dunedain'in Kuzey Krallığı Arnor, Isildur'un doğrudan varisleri tarafından yönetildi. İlk Kral da Isildur'un en küçük oğlu Valandil'di. Ancak toprakları her zaman kargaşa içinde oldu. İç karışıklıklar ve Angmar ile yapılan savaş sonunda Arnor önce dağıldı, ardından tamamen yok edildi. Böylece Kuzey Dunedain yavaş yavaş küçülen, önemini kaybeden ve oradan oraya dolaşan bir insan topluluğu haline geldi. Yine de Isildur'un kanı bu insanların Reis'lerinde (Chieftain) devam etti. Aragorn II Elessar Isildur'un 39. varisiydi ve 3000 yıllık ayrılıktan sonra Dunedain Krallıkları'nı birleştiren de o oldu.
Eriador Orta Dünya'nın kuzeybatısında bir ülke. Doğudan Dumanlı(Puslu)Dağlar,batıdan Mavi Dağlar tarafından çevrilidir.Üçüncü Çağda ıssız topraklarla doludur.Çünkü daha önce Angmar'ın Cadı-kralı ile yapılan savaşlar ve Büyük Veba salgını ile insanlar yokolup gitmiş ya da göç etmişlerdir.Dunland'de az sayıda vahşi yaşar EROBOR
Erebor Grey Mountainsin (Gri dağlar) güneyinde, Iron Hills (Demir Tepeler) ile Mirkwood (Kuyutorman) arasında bulunan Cüce krallığıdır. Diğer bir ismi ile Lonely Mountainde (Yalnız Dağ) bulunan bu krallık; Kıngdom Under The Mountain olarak da bilinir. Güneşin 3. Çağının 1999. yılında Thrain I tarafından kurulan bu krallık 7 yüzyıl boyunca bölgeye hükmetti ve zenginleşti. Yakınlarda bulunan Dale insanları ile iyi ilişkiler içinde bulunan krallık 2770 yılında Smaug The Golden isimli bir ejderha tarafından yerle bir edildi. Cüceleri dağdan kovan ejderha iki yüzyıl boyunca bölgeyi elinde tuttu. 2941 yılında Gandalfın da yardımı ile Thorin Oakenshield ile 12 cüce ve Hobbit Bilbo Baggins, Smaugun Bard the Bowman tarafından öldürülmesi ile sonuçlanan yolculuklarını yaptılar. Smaugun ölümünden sonra yapılan beş Ordular Savaşında Thorin öldü, fakat bölgedeki ork birliklerinin büyük bir kısmı da yok edildi. Savaş sonucunda Dain II öncerliğinde Dağın Altındaki Krallık tekrar kuruldu. Yüzük Savaşları sırasından Sauronun birlikleri tarafından saldırıya uğrasa da Tek Yüzükün yok edilmesi ile cüceler ve Dale insanları Sauronun ordularını bir kez daha yenilgiye uğrattılar. Güneşin 4. Çağında Erebor, Kral Elessar ile dostluğunu sürdürdü EradLuin
Beleriand'daki Elf ülkelerinin doğu sınırını oluşturan büyük dağ sırası Ered Luin ya da Blue Mountains idi. Bu dağlar aynı zamanda, Belegost ve Nogrod'daki ikiz cüce (Dwarfs) krallıklarının bulunduğu yerdi. Fakat Güneşin İlk Çağının sonunda Beleriand'daki Elf ve cüce krallıkları yok olduğunda, çok ufak bir kısmı dışında Blue Mountains'ın da tamamı sulara gömüldü. Dağların su üstünde kalan kısmı ise, Gulf of Lune (Hilal Körfezi) ile ikiye bölünmüştü. Daha önce Beleriand'da yaşayan Falathrim Elflerinin efendisi Lord Círdan burada, Eldar'ın Orta Dünyadaki son limanı olan Grey Havens'ı (Gri Liman) kurdu. Blue Mountains'in batısında Beleriand'dan geriye kalan ve Lindon adı verilen küçücük toprak parçasının üzerinde ise, Orta Dünya'da yaşayan son Yüksek Eldar Kralı Gil-galad'ın krallığı bulunuyordu. Üçüncü Çağ boyunca Lindon Elf ülkesi olarak kaldı ve Blue Mountains de birkaç farklı cüce boyunun evi oldu.
{ } { Sonraki Sayfa } |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||